Türkiye’nin sosyal medya fenomenlerinden Nihal Candan’ın vefatı, anoreksiya nervoza gibi ciddi bir yeme bozukluğunun nelere yol açabileceğini acı bir şekilde gözler önüne serdi. Cezaevinde anoreksiya nervoza teşhisi konulan Candan, sağlık durumu kötüleşince 23 kiloya kadar düşmüş ve yoğun bakımda kalp durması yaşadı. Bu dramatik tablo, yalnızca fiziksel zayıflığın değil; sosyal medyanın “ince ideal” anlayışının ve ruhsal kırılmaların da ölüm potansiyeli taşıdığını gösteriyor .
Nihal’in babası Prof. Hakan Candan, kalbinin iki kez durduğunu ve vücudunun tedaviye cevap vermediğini belirtti. Haberlere göre, ikinci kalp durmasının ardından yapılan müdahalelerle geçici olarak hayata döndü ancak kısa süre sonra kalbi üçüncü kez durdu .
Anoreksiya nervoza, kişinin ciddi şekilde kilo kaybı yaşamasına rağmen kendini kilolu algılaması ile karakterize bir yeme bozukluğudur. Psikolojik kökenli bu hastalık, kalp yetmezliği, organ hasarı, hormon dengesizlikleri gibi ciddi sonuçlara neden olabilir ve ölümle sonuçlanma riski oldukça yüksektir .
Bu vaka, özellikle gençler arasında yaygın olan “ince görünme” baskısının ne kadar tehlikeli boyuta ulaşabileceğini gösteriyor. Klinik Psikolog Gözde Göktaş’a göre anoreksiya; yalnızca beslenme bozukluğu değil, aynı zamanda travma ve beden algısı temelli çözülmüş bir psikolojik krizdir

